fbpx

Beyin Pili Nedir?

Beyin pili, bazı nörolojik ve psikiyatrik hastalıkların tedavisinde kullanılan cerrahi bir yöntemdir. Genellikle ilaç tedavisine yanıt vermeyen veya ciddi yan etkileri olan hastalarda tercih edilir. Beyin pili, aslında bir pil değil, beyne veya sinir sistemine elektriksel uyarılar gönderen küçük bir cihazdır.
Derin Beyin Stimülasyonu (Beyin Pili)

Parkinson Hastalığı Nedir?

Parkinson hastalığı beyinde dopamin adını verdiğimiz maddenin azalmasıyla ortaya çıkan ve genellikle ileri yaşlarda görülen kronik ilerleyici bir hastalıktır. Hastalık hemen daima bir vücut yarısında görülen bulgularla başlar ve yavaş ilerler. Hareketlerde yavaşlama, genellikle istirahat halinde görülen ve para sayar tarzda diyebileceğimiz el titremesi, eklemlerde görülen katılık ve sertlik, küçük adımlarla yürüme ve yürüyüş bozuklukları hastaların yaşam kalitesini bozan en önemli hastalık bulgularıdır. Bu şikayetlerin ve bulguların yanında konuşma bozukluğu, yüz mimiklerinin kaybı nedeniyle gelişen maske yüz, bağırsak hareketlerinin azalması nedeniyle olan kabızlık, koku almada azalma, eklemlerde ve kaslarda gerginlik ve ağrı, uyku problemleri, depresyon ve bazı psikolojik sorunlar da hastalığın azımsanmayacak ölçüde şikayete neden olan bulguları arasında sayılabilir.

Derin Beyin Stimülasyonu (Beyin Pili)

Derin Beyin Stimülasyonu (Beyin Pili), Parkinson hastalığı gibi hareket bozukluklarının tedavisinde kullanılan cerrahi bir yöntemdir. Beyne yerleştirilen elektrotlar aracılığıyla düşük voltajlı elektrik uyarıları gönderilmesini içerir ve bu da semptomların hafifletilmesine yardımcı olur. Uygun hastalarda Beyin Pili, yaşam kalitelerini iyileştirmek isteyen hastalar için yüz güldürücü sonuçlar verir.

Parkinson Hastalığı

Parkinson hastalığı, beyinde dopamin adı verilen bir kimyasalın üretimini sağlayan hücrelerin giderek azalmasıyla ortaya çıkan, sinir sistemini etkileyen kronik bir hastalıktır. Bu durum, hareketlerin yavaşlaması, kas sertliği, titreme ve denge sorunları gibi belirtilere yol açar.

Esansiyel Tremor

Esansiyel tremor, vücudun belirli bölgelerinde, genellikle ellerde ve kollarda, istemsiz ve ritmik bir şekilde titremeye neden olan bir nörolojik hastalıktır. Bu titremeler, günlük yaşam aktivitelerini önemli ölçüde etkileyebilir ve kişinin sosyal hayatını zorlaştırabilir.

Tourette Sendromu

Tourette sendromu, istemsiz, tekrarlayan hareketler (motor tikler) veya sesler (vokal tikler) çıkarma olarak tanımlanan bir nörolojik bozukluktur. Bu tikler, genellikle çocukluk veya ergenlik döneminde başlar ve yaşam boyu sürebilir.
Beyin Pili

Deep Brain Stimulation

Derin beyin stimülasyonu (DBS), Parkinson Hastalığı, Distoni, Esansiyel Tremor, Obsesif Kompulsif Bozukluk ve Tourette Sendromu gibi hareket bozukluklarında başarılı sonuçlar veren cerrahi bir yöntemdir.

Image link

Beyin pili tedavisi Parkinson hastalarında ve diğer hareket bozukluğu hastalıklarında şikayetleri düzeltmek için kullanılan bir cerrahi yöntemdir. Beyinde bazı derin bölgelere verilen düşük voltajlı ve yüksek frekanslı elektrik akımı sayesinde Parkinson hastalığında görülen titreme, hareket yavaşlığı, eklemlerde oluşan katılık, yürüyememe ve donma gibi semptomlar olabildiğince düzeltilebilmektedir. Beyin pili sisteminin ya da tıp dilinde söylenişiyle derin beyin stimülasyonu sisteminin 3 parçası mevcuttur. Tamamen kapalı olan bu system; beyinde derin bölgelere yerleştirilen elektrotlar , köprücük kemiği altında göğüs boşluğuna yerleştirilen pil ve bunları ciltaltından birbirine bağlayan kablolardan oluşur. Ameliyat sonrasında dışarıdan pil üzerine yerleştirilen bir cihazla da hastanın şikayetlerine göre voltajı, frekansı ve elektrik genliği ayarlanabilmektedir.

BEYİN PİL TEDAVİSİNİN EN ÖNEMLİ 4 FAYDASI
İlaç İhtiyacını Azaltma
DBS, özellikle Parkinson hastalığında ilaç tedavisine ek olarak veya ilaçların yan etkilerini tolere edemeyen hastalarda kullanılabilir. DBS sayesinde ilaç dozları azaltılabilir ve hatta bazı durumlarda ilaç kullanımı tamamen kesilebilir. Bu durum, ilaçların uzun süreli kullanımına bağlı yan etkilerden kaçınmayı sağlar.
Yaşam Kalitesini Artırma
DBS, hastaların hareket kabiliyetlerini, uyku düzenlerini, konuşma yeteneklerini ve genel yaşam kalitelerini önemli ölçüde iyileştirebilir. Hastalar daha bağımsız hale gelir, sosyal etkileşimlere daha aktif katılabilir ve psikolojik olarak daha iyi hissederler.
Diğer Tedavi Yöntemlerine Cevap Vermeyen Durumlarda Etkili Olma
DBS, ilaç tedavisi veya diğer cerrahi yöntemlere yanıt vermeyen bazı nörolojik ve psikiyatrik bozukluklarda (örneğin, obsesif kompulsif bozukluk, Tourette sendromu, depresyon) etkili bir tedavi seçeneği olabilir. Bu sayede tedaviye dirençli durumlarda bile hastalara umut sunar.

+0

Dünya genelinde 10 milyon kişi Parkinson ile mücadele ediyor.

Parkinson hastalığı, dünya genelinde önemli bir sağlık sorunu olmaya devam etmektedir. Bu hastalığın etkilerini azaltmak ve yaşam kalitesini artırmak için erken teşhis, doğru tedavi ve destekleyici bakım çok önemlidir.

Image link

Basında

Prof. Dr. Ersoy KOCABIÇAK

Prof. Dr. Ersoy Kocabıçak'ın Beyin Pili ve Parkinson hastalığı konularında ulusal televizyon kanallarında yaptığı bilgilendirici paylaşımları bulabilirsiniz.

Videoyu Oynat

+0

Bilimsel Makale Yayın

+0

DBS Cerrahisi ve Gözetmenlik

+0

Davetli Panel Konuşması
Beyin Pili Tedavisi

Sıkça Sorulan Sorular

Hastalar İçin Bilgilendirme

Parkinson hastalığı beyinde dopamin adını verdiğimiz maddenin azalmasıyla ortaya çıkan ve genellikle ileri yaşlarda görülen kronik  ilerleyici bir hastalıktır. Hastalık hemen daima bir vücut yarısında görülen bulgularla başlar ve yavaş ilerler. Hareketlerde yavaşlama, genellikle istirahat halinde görülen ve para sayar tarzda diyebileceğimiz el titremesi, eklemlerde görülen katılık ve sertlik, küçük adımlarla yürüme ve yürüyüş bozuklukları hastaların yaşam kalitesini bozan en önemli hastalık bulgularıdır. Bu şikayetlerin ve bulguların yanında konuşma bozukluğu, yüz mimiklerinin kaybı nedeniyle gelişen maske yüz, bağırsak hareketlerinin azalması nedeniyle olan kabızlık, koku almada azalma, eklemlerde ve kaslarda gerginlik ve ağrı, uyku problemleri, depresyon ve bazı psikolojik sorunlar da  hastalığın azımsanmayacak ölçüde şikayete neden olan bulguları arasında sayılabilir.

Beyin pili tedavisi Parkinson hastalarında ve diğer hareket bozukluğu hastalıklarında şikayetleri düzeltmek için kullanılan bir cerrahi yöntemdir. Beyinde bazı derin bölgelere verilen düşük voltajlı ve yüksek frekanslı elektrik akımı sayesinde Parkinson hastalığında görülen titreme, hareket yavaşlığı, eklemlerde oluşan katılık, yürüyememe ve donma gibi semptomlar olabildiğince düzeltile bilmektedir. Beyin pili sisteminin ya da tıp dilinde söylenişiyle derin beyin stimülasyonu sisteminin 3 parçası mevcuttur. Tamamen kapalı olan bu system; beyinde derin bölgelere yerleştirilen elektrotlar , köprücük kemiği altında göğüs boşluğuna yerleştirilen pil ve bunları cilt altından birbirine bağlayan kablolardan oluşur. Ameliyat sonrasında dışarıdan pil üzerine yerleştirilen bir cihazla da hastanın şikayetlerine göre voltajı, frekansı ve elektrik genliği ayarlanabilmektedir. 

Hastalığın tanısının konulması ile  birlikte ilaç tedavisine başlanır. Hastalar ilk birkaç yıl sanki hiç hasta olmamış gibi hastalanmadan önceki yaşamlarına dönebilirler. Bu döneme balayı dönemi denilmektedir. Fakat ilerleyen yıllarda ilaç tedavisine rağmen titreme, donma, katılık, hareket yavaşlığı gibi şikayetlerin kontrol altına alınması, gün içinde kapalı dönemlerin süresinin artması, ilaç dozlarının yükseltilmesiyle birlikte dans eder gibi istemsiz hareketlerin ortaya çıkmasıyla artık beyin pili ameliyatının düşünme zamanının geldiği söylenebilir. Tanı anından itibaren ilk 5 yıl beyin pili ameliyatı önerilmemektedir. Bunun en önemli nedeni Parkinson hastalığının başka hastalıklarla karıştırılabilir olmasıdır. Parkinson plus adı verilen bu tür hastalıklarda maalesef beyin pili ameliyatları Parkinson hastalığında olduğu kadar başarılı sonuçlar vermez.

Beyin pili ameliyatı için hastalık başlangıcının en az 5 yıl önceye dayanıyor olması gereklidir. Bunun nedeni Parkinson hastalığının bazı diğer nörolojik hastalıklarla klinik olarak karıştırılabilir olmasıdır. Sık düşmelerin olduğu, kullandığı ilaçların kısa bir zaman aralığı için dahi neredeyse hiç fayda sağlamadığı hastalarda beyin pili ameliyatı önerilmemektedir. Üstelik; özellikle düşme ve denge sorunları ileri düzeyde olan hastalarda ameliyat sonrası bir miktar şikayetlerde artış bile gözlemlenebilmektedir. Yine psikiyatrik açıdan ağır depresyonu olan hastalarda ya da psikoz adını verdiğimiz ciddi ruhsal bozukluğu olan hastalarda beyin pili ameliyatı yapılmamalıdır. Parkinson hastalığında   hastaların yaşam kalitesinin düşmesine ve kısıtlı bir yaşam sürmelerine bağlı hastalarda üzüntü ve kaygı durumları olabildiği için bu gibi hafif klinik psikiyatrik  durumlar ameliyat için bir engel teşkil etmez. Ama biraz önce söylemiş olduğumuz daha ağır psikiyatrik sorunlarda öncelikle ilaç tedavisi başlanmalı ve hastaların psikiyatrik yönden tedavisi tamamlandıktan sonra bu ameliyat yapılmalıdır. Geçmişte bu tür şikayetleri bulunan ve psikiyatrik ilaç tedavisiyle düzelmiş hastaları beyin pili ameliyatları sonrası yine  sıkı takip etmek gerekir. Ameliyat öncesinde hasta ve hasta yakınlarıyla ayrıntılı olarak bu bilgileri paylaşılmalıdır. 

Bir diğer ameliyat engeli bilişsel durumu yaşına göre daha geride bulunan hastalardır. Demans bulguları olan hastalarda da beyin pili ameliyatları uygulanmamalıdır. Ayrıca ağır derecede ve kontrol atında olmayan başka kronik hastalıkları bulunan hastalarda da beyin pili ameliyatları uygun değildir. Fakat kontrol altında olan hipertansiyon, kalp hastalığı  ya da diyabet gibi hastalıklar ameliyatın yapılmasına engel değildir. 

Her ne kadar beyin pili ameliyatının yapılabilmesi için yasal bir yaş sınırı olmasa da 80 yaşının üzerinde olan hastalara beyin pili ameliyatı önerilmemektedir. 5-10 sene öncesine kadar bu sınır 70 yaş, yakın geçmiş zaman için 75 yaş olarak belirlenmişti. Ameliyat için engel teşkil edecek bilişsel , psikiyatrik ve ağır kronik hastalıklar olmadığı takdirde gün geçtikçe yaş olarak daha ileri hastalara beyin pili ameliyatı uygulanabilmektedir. Fakat yine de ileri yaş grubunda olan hastalara bu ameliyat önerilirken cerrahi öncesi dönemde daha titiz bir inceleme yapılmasını öneriyoruz.

Beyin pili ameliyatları tek bir hekimin karar vereceği uygulamalar değil. Parkinson hastalarının ameliyata uygun olup olmadığını anlamak için hastalarımızı beyin pili merkezimizde birkaç gün yatırıyoruz. Bu dönemde merkezimiz bünyesinde çalışan tecrübeli hareket bozukluğu nörologlarımız tarafından öncelikle en uygun ilaç tedavisini alıp almadığını kontrol ediyoruz. Gerekiyorsa yeni ilaçlar ekliyoruz. Sonrasında yine nörologlarımız tarafından hastalarımıza ilaçlı ve ilaçsız dönemlerinde yani kapalı ve açık olduğu dönemlerde Parkinson hastalığının derecesini ölçen detaylı testler uygulanıyor. Bu testlerin sonuçlarına göre nörolojik açıdan ameliyata uygun olup olmadığına karar veriyoruz. Eğer hastalarımızı ameliyata uygun bulursak sonrasında da psikiyatristimiz tarafından ayrıntılı bir muayeneye tabi tutuluyor. Yine hastalarımızın demansif ya da bilişsel durumlarını değerlendirmek için nöropsikoloğumuz tarafından hastalarımıza detaylı nöropsikolojik testler uyguluyoruz. Beyin MR’ında ameliyatına engel olacak düzeyde sorun olup olmadığını tespit etmek için tüm hastalarımıza tarama amaçlı beyin MR görüntülemesi yapıyoruz.  Yine ameliyata engel teşkil edecek bir durumu ekarte etmek için anestezi doktorumuz tarafından titiz bir ön inceleme yapılıyor. Yaklaşık 3 gün süren  bu süreç sonunda merkezimizde birlikte çalıştığımız nöroloji, beyin ve sinir cerrahisi, psikiyatri hekimleri ve nöropsikoloğumuzun ortak kararıyla beyin pili ameliyatına hastalarımızı uygun buluyor ya da bulmuyoruz. Ameliyata uygun olan hastalarımıza değerlendirme sonucunu bildiriyor, ameliyatın olası iyileştirici etkilerini ve olası risklerini detaylı bir şekilde anlatıyoruz. Eğer beyin pili tedavisini kabul ediyorlarsa   makul bir süre sonraya ameliyat randevusu vererek ve gerekli önerilerle taburcu ediyoruz. Ameliyata uygun bulamadığımız hastalarımıza da bu kararımızın nedenlerini açıklıyor, ilaç tedavilerini düzenliyor ve gerekli önerilerle kontrol randevusu vererek evlerine gönderiyoruz.

Beyin pili tedavisi yapılan testler sonucunda bu ameliyat için uygun görülen hastalarda gerçekten çok etkin bir yöntem. Özellikle titreme, donma, katılık ve hareket yavaşlığı ve istemsiz hareketler gibi şikayetleri olan hastalar için sonuçlar yüz güldürücü. Her şeyden önce hastalar günlük yaşamlarındaki kısıtlı durumdan kurtulmuş oluyorlar. Günün büyük bir bölümünü hareketsiz geçiren hastalarda kapalı dönem olarak adlandırdığımız süreler oldukça kısalıyor. Bu da hastalara yaşamlarında ciddi bir özgürlük alanı sağlıyor.  Ayrıca kullandıkları ilaç dozlarını  da ameliyat sonrasında azaltabiliyoruz. Böylece Parkinson ilaçlarının bilinen yan etkilerinden de hastalar kurtulmuş oluyorlar. Fakat hasta ve hasta yakınlarının bilmesi gereken birkaç önemli husus var. Beyin pili tedavisi Parkinson hastalığını tamamen durduran bir tedavi değil. Hastalık maalesef yıllar içinde ilerlemeye devam ediyor. Ama yine de uygun hastalarda bugün için en iyi tedavi beyin pili yöntemi. Bu görüş bilimsel çalışmalarla da pek çok kez kanıtlanmış durumda. Özellikle ilaç tedavisi uygulanan hastalarla yapılan karşılaştırmalı bilimsel çalışmalarda beyin pili tedavisinin üstünlüğü gösterilmiş bulunuyor. Yani bu tedaviye uygun bulunmuş hastalar için derin beyin stimülasyonu uygulamaları aslında bir hasta hakkı olmuş durumda. 

Beyin pili ameliyatları genellikle hastalar uyanık haldeyken yapılan bir cerrahi yöntem. Bunun bir iki önemli nedeni var. Her ne kadar biz cerrahlar ameliyat öncesinde hastaların beyin mr’larına bakarak ince hesaplamalar yapsak da beyne yerleştirecek  olduğumuz elektrotları en doğru noktaya gönderebilmek için yine de hastaların uyanık olmasını tercih ediyoruz. Çünkü hedeflediğimiz alanlar beyinde derin  bölgelerde bulunan ve bir kaç milimetre boyutunda olan noktalar. Şayet elektrotları bir iki milimetre farklı bir yere yerleştirecek olursak beyin pili tedavisinden beklediğimiz iyi sonucu almamız pek olası değil. Bu nedenle beyin pili ameliyatlarında beyindeki tek bir hücreyi elektrofizyolojik olarak kaydettiğimiz mikroelektrot kayıt yöntemini kullanıyoruz.  Bu teknik sayesinde beyindeki her bir hücrenin sesini dinleyebiliyor, kaydedebiliyor ve Parkinson gibi hastalıklarda anormal aktivitenin olduğu beyin bölgesini hata payı olmadan bulabiliyoruz. Daha sonrasında da yine ameliyat sırasında hastalara düşük voltajlı elektrik uyarımı veriyoruz. Bu esnada nöroloğumuz tarafından hastanın muayenesini yapıyor, verdiğimiz uyarının iyileştirici etkilerini ve olası yan etkilerini gözlemliyoruz. Hastalarımız da ameliyat sırasında şikayetlerinin ne oranda düzeldiğini hissediyorlar. Aslında ameliyatı hastalarımızla bir nevi birlikte yapıyoruz. Fakat bazı hastalarımız uyanık halde ameliyat olmaktan tedirgin olabiliyorlar ve istemiyorlar. Bu durumda da hastalarımızı uyutarak ama yine de ameliyat sırasında mikroelektrot kayıt kullanarak beyin pili uygulamalarını yapabiliyoruz. 

Ameliyat sonrasında hastalarımızın pilini bir gün sonra düşük voltajdan açabildiğimiz gibi hastanın durumuna göre daha sonraki günlere de bırakabiliyoruz. Bazı hastalarda yine ilk günlerde bazı ufak ilaç dozu değişiklikleri yapabiliyoruz. Cerrahi sonrası 5 ila 10 gün içinde de hastalarımızı taburcu ediyoruz. Parkinson hemşiremiz tarafından tüm hastalarımıza taburculuk eğitimi veriyoruz. Ayrıca  gerekli önerileri yapıyor ve dikkat etmeleri gereken hususların yazılmış olduğu bir broşür veriyoruz. 

 Ameliyat sonrası 1. Ay ve 3. Ayda hastalarımızı kontrole çağırıyor, ilaç ve pil ayarlarını yapıyoruz. Genellikle 3. Ay sonunda hastalarımızın büyük bir kısmında ilaç dozlarını nispeten düşmüş ve pil ayarlarını en uygun şekilde yapabilmiş oluyoruz. 

Beyin pili ameliyatı sonrası hastalar hem eklem katılıklarının azalması hem de iştah artışı nedeniyle özellikle ilk aylarda kilo alımına meyilli oluyorlar. Diyetisyenimiz tarafından ameliyat öncesinde  ve kontrole geldiklerinde beslenme eğitimi vererek bu sorunun önüne geçmeye çalışıyoruz. Bir diğer sorun yara yeri iltihabı olabiliyor. Bu durumun önüne geçmek için de Parkinson hemşiremiz tarafından hastalarımıza taburculuk sırasında titiz ve detaylı bilgilendirme yapıyoruz. Ameliyat sonrasında bazı hastalarda bir takım geçici psikiyatrik şikayetler görülebiliyor. Bu durumda merkezimizle irtibata geçmelerini öneriyoruz. Futbol, judo, güreş, boks gibi yaralayıcı sporları kesinlikle önermiyoruz. Fakat yaralayıcı olmayan istedikleri tüm sporları da yapmalarını öneriyoruz. Yine havaalanı ve benzeri yerlerde  x-ray cihazlarından geçmemelerini söylüyor ve kendilerine beyin pili taşıdıklarına dair bir belge veriyoruz.

Pil ömrü ortalama olarak yaklaşık 5 sene diyebiliriz. Bu süre verilen elektrik uyarımına gore bazı hastalarda daha uzun, bazı hastalarda daha kısa olabiliyor. Pil ömrü azaldığında hastaların şikayetlerinde artış görülüyor. Bazen hastalarımız bu şikayet artışlarını ciddiye almıyorlar ve pilin aniden bitmesiyle şikayetlerin daha da artmış haliyle bize başvuruyorlar. Bu durumun yaşanmaması adına düzenli olarak kontrole gelmelerini ve pil ömrünü gösteren ölçümlerini yaptırmalarını  öneriyoruz.  Pil değişim ameliyatı lokal anestezi ile yapılabilen ve yaklaşık 15-20 dakika kadar süren nispeten basit ve kısa bir işlem. Son yıllarda gelişen teknolojiyle şarj edilebilir pilleri de kullanabiliyoruz. Bunların ortalama ömürleri 20-25 yıldır. Bu pilleri haftanın belirli günleri şarj etmek gerekecektir.

Beyin pili tedavisinin başarısı bu ameliyata uygun hastanın nörologlar tarafından doğru tespit edilmesine , beyin cerrahları tarafından ameliyatın titiz ve hatasız yapılmasına, elektrotların en doğru yere yerleştirilmesine  bağlıdır diyebiliriz. Yine psikiyatri, nöropsikoloji, anestezi gibi ilgili branşların da titiz ve özenli yaklaşımlarının başarıyı etkileyen önemli faktörler olduğunu söylemeliyiz. Çekilen MR tetkikinin kalitesinden tutun da ameliyat sonrası fizyoterapi, konuşma terapisi ve beslenme eğitimleri de başarıyı artırmada çok değerli katkılar sunmakta. Yine tüm bu branşların koordineli bir şekilde çalışmasını sağlayan, hastaların ameliyat öncesi ve sonrası takiplerinde biz hekimlere yardımcı olan, merkezin düzenli çalışmasını sağlayan alanında eğitimini tamamlamış Parkinson hemşiresi de bu ekibin en önemli parçalarından birini oluşturuyor.  Görüldüğü üzere başarı tam bir ekip çalışmasına bağlı diyebiliriz. Bu nedenle ekip çalışmasını yapabilen, tüm branşları bir çatı altında ve uyumlu çalıştırabilen, bu alanda uzmanlaşmış merkezler beyin pili tedavisinin başarı oranını yukarılara taşıyacaktır diyebiliriz. Biz de beyin pili merkezimizde böyle bir yapılanma eşliğinde hastalarımızın tedavisini en iyi ve en organize şekilde yapmaya gayret ediyoruz. 

Parkinson Hasta Hikayeleri

Nurbeyan hanım Parkinson ve Beyin Pili Sürecini anlatıyor.

Image link

Parkinson Hasta Hikayeleri

Ecem Hanım Annesinin Hikayesini Anlatıyor.

Image link

İlgili Uzmanlar İçin Akademik Yazılar Makaleler Konferanslar

Prof. Dr. Ersoy Kocabıçak'ın yazdığı makaleler, akademik çalışmalar ve konferans sunumlarını bu bölümde bulabilirsiniz.