Epilepsi (Sara Hastalığı)
Prof. Dr. Ersoy Kocabıçak
Epilepsi (Sara Hastalığı) Nedir?
Halk arasında sara hastalığı olarak bilinen epilepsi, beyinde bulunan sinir hücrelerinde anormal elektriksel aktivite dalgalanmaları sonucu bilinç kaybı gibi tekrarlayan nöbetlere neden olan beyin rahatsızlığıdır. İki veya daha fazla nöbet geçirilmesi epilepsinin tanısı olarak değerlendirilir. Epilepsi nöbetler halinde olan bir hastalıktır. Nöbet aralarında hasta sağlıklıdır. Hayatında yalnızca bir nöbet geçiren hasta, epilepsi hastası olarak kabul edilmez.
Epilepsi Çeşitleri Nelerdir?

Epilepsi kabaca iki ana gruba ayrılır: Jeneralize epilepsiler ve fokal epilepsiler.
Jeneralize epilepsiler, beynin tüm bölgelerini etkileyen nöbetlerdir. En yaygın görülen alt tipi absans epilepsilerdir. Çocukluk çağında sık karşılaşılan absans epilepsilerde, farkındalık birkaç saniye kadar kapanabilir ve hasta donuk bakmaya başlar ya da göz kapaklarında veya yüz kaslarında seğirmeler belirir. Diğer bir alt tip olan atonik nöbetlerdeyse tüm kaslarda ani bir gevşeme olur . Jeneralize epilepsilerin başka bir alt grubu olan tonik nöbetlerdeyse atonik nöbetlerin aksine tüm kaslar kasılır ve hasta kesilen bir ağacın devrilmesi gibi aniden yere düşer. Atonik ve tonik epilepsilerin öncesinde hiçbir belirti yoktur hasta nerede nasıl düşüneceğini bilemez.
Fokal epilepsiler ise beynin bir kısmını etkileyen nöbetlerdir, bazı alt gruplarda öncü belirtiler görülür. Öncü belirtiler arasında mideden yukarı yükselen bir his, yaşadığı bir anı tekrar yaşıyormuş gibi hissetme ya da sebepsiz korku sayılabilir. Bu tür öncü belirtiler sayesinde hasta nöbet öncesinde kendini korunaklı bir yere alabilir.
Her iki tür epilepsi grubunda da büyük nöbet olarak bilinen ve kasılmalara yol açan krizler görülebilir. Bazen fokal nöbetler de büyük nöbetlere dönüşebilir.
Epilepsi Neden Olur?
Epilepsi, genetik, doğumsal anomali ve doğum travmalarına bağlı olarak oluşabilir. Ayrıca bazı beyin damar hastalıkları, beyin iltihaplanması, kafa travması, beyin kanaması, tümör varlığı, çocukluk döneminde yüksek ateşli hastalık geçirmek ve alkol kullanımı gibi pek çok farklı etken epilepsi oluşumunda rol oynayabilir. Fakat pek çok epilepsi hastasında nöbete yol açan etken saptanamaz.
Sayfa İçeriği
Epilepsi Belirtileri Nelerdir?

Epilepside sık karşılaşılan belirtiler nöbet adı verilen kol ve bacakta kontrol edilemeyen sallanma, hareketsiz biçimde boş boş bakınma, ses, görüntü, tat veya koku gibi halüsinasyonlar görme ve bilinç kaybıdır. Epilepsi ataklarında dil ısırma, idrar kaybı, çığlık atma ve aşırı salya üretimi gibi belirtilerde eşlik eder.
Nöbet atakları geliştiğini gösteren epilepsi belirtileri şunlardır:
- Kontrol edilemeyen sarsılma ve titremeler
- Kol ve bacaklarda karıncalanma
- Başın ritmik olarak sallanması
- Vücudun kaskatı kesilmesi
- Çevrede olanlara tepki verememe
- Daha önce o anı yaşamış gibi hissetmek
- Olağandışı koku ve tat halüsinasyonları
- Ani ve hızlı göz kırpmaları
Epilepsi krizlerinde bilinç kaybı, ağızdan köpük gelmesi, diş kenetlemesi, dilin ısırılması da görülür.
Epilepsi Nöbeti Nedir?

Epilepsi nöbeti, beyindeki elektriksel aktivitelerin ani, anormal ve kontrolsüz bir şekilde artmasıyla ortaya çıkan geçici bir durumdur. Beynin farklı bölgelerinden kaynaklanabilen bu nöbetler, kişinin bilinç düzeyini, duygularını, hareketlerini ve algısını etkileyebilir. Epilepsi nöbetleri genellikle birkaç saniyeden birkaç dakikaya kadar sürebilir ve bireyden bireye farklılık gösterebilir.
Epilepsi nöbetlerinin belirtileri, nöbetin türüne göre değişiklik gösterir. Örneğin, bir kişi nöbet sırasında bilinç kaybı yaşayabilir, istemsiz kasılmalar görülebilir veya yalnızca kısa süreli dalgınlık hali yaşanabilir. Bazı nöbetler, tüm vücudu etkileyen şiddetli kasılmalar şeklinde kendini gösterirken, bazıları yalnızca belirli bir bölgede sınırlı kas hareketleriyle sınırlı kalabilir.
Epilepsi Nöbeti Geçirmemek İçin Ne Yapmalı?

Epilepsi nöbetlerini önlemek için uygulanabilecek yöntemler, kişinin yaşam tarzında yapacağı düzenlemeler ve doktorun önerdiği tedavi planına sıkı sıkıya bağlı kalmasıyla mümkündür. İşte epilepsi nöbeti riskini azaltmaya yardımcı olabilecek önemli adımlar:
1. İlaç Tedavisine Düzenli Devam Etmek: Epilepsi tedavisinin temel taşlarından biri, doktor tarafından reçete edilen antiepileptik ilaçların düzenli olarak kullanılmasıdır. İlaçların atlanması, nöbet riskini artırabilir. Dozlarda değişiklik yapmadan önce mutlaka bir doktora danışılmalıdır.
2. Uyku Düzenine Dikkat Etmek: Yetersiz uyku, epilepsi nöbetlerini tetikleyebilen önemli bir faktördür. Her gece yeterli miktarda uyumak ve düzenli bir uyku programı oluşturmak, nöbet riskini azaltmada etkili olabilir.
3. Stres Yönetimi: Aşırı stres, nöbetleri tetikleyebileceğinden, stres yönetimi büyük önem taşır. Yoga, meditasyon, derin nefes egzersizleri ve gevşeme teknikleri gibi yöntemler stresi azaltmaya yardımcı olabilir.
4. Sağlıklı Beslenme ve Hidrasyon: Dengeli ve sağlıklı bir beslenme alışkanlığı geliştirmek, nöbetlerin kontrol altına alınmasına destek olabilir. Ayrıca yeterli su tüketimi de önemlidir. Bazı hastalarda ketojenik diyet gibi özel diyetler nöbetlerin azalmasına yardımcı olabilir, ancak bu tür diyetler yalnızca doktor kontrolünde uygulanmalıdır.
5. Tetikleyicilerden Kaçınmak: Epilepsi nöbetlerini tetikleyen faktörler kişiden kişiye farklılık gösterebilir. Yorgunluk, parlak ışıklar, alkol tüketimi ve bazı ilaçlar nöbet riskini artırabilir. Kendi tetikleyicilerinizi tanımak ve onlardan kaçınmak nöbetlerin önlenmesinde önemli bir adımdır.
6. Düzenli Kontroller: Epilepsi hastaları düzenli aralıklarla doktor kontrolüne gitmelidir. Tedavi planının etkinliği, ilaç dozları ve olası yan etkiler düzenli olarak değerlendirilmelidir.
7. Elektronik Cihaz ve Parlak Işıklar: Bazı bireylerde, özellikle ışığa duyarlı epilepsi vakalarında, parlak ve yanıp sönen ışıklar nöbetleri tetikleyebilir. Bu tür cihazlara maruz kalma süresi sınırlandırılmalı ve mümkünse koruyucu gözlükler kullanılmalıdır.
8. Alkol ve Madde Kullanımından Kaçınma: Alkol ve yasa dışı maddeler epilepsi nöbetlerini tetikleyebilir ve antiepileptik ilaçların etkinliğini azaltabilir. Bu nedenle, bu tür maddelerden tamamen kaçınılmalıdır.
9. Fiziksel Güvenlik Önlemleri: Epilepsi nöbeti sırasında oluşabilecek yaralanmaları önlemek için dikkatli olunmalıdır. Örneğin, yüzme gibi aktivitelerde yalnız olmamak ve ev içinde keskin köşeli mobilyalardan kaçınmak yararlıdır.
Epilepsi nöbetlerini önlemek için tüm bu adımların uygulanması önemlidir. Ancak, her bireyin durumu farklı olduğu için en uygun yöntemleri belirlemek adına bir nöroloji uzmanına danışmak gereklidir.
Epilepsi Nasıl Teşhis Edilir?

Epilepsi tanısı koymak için nöbet şeklinin iyi tarif edilmesi gerekir. Bu nedenle nöbeti gören kişilere ihtiyaç duyulur. Hastalık çocuk veya erişkin nörologları tarafından takip edilir. Epilepsi teşhisi, nöbet geçmişine dayanmaktadır. Bu sebeple öncelikle nörolojik muayene gerçekleştirilir. Doktor yaşanmışlıklardan hatırlanan kısımları, nöbetler gerçekleşmeden önce hissedilen duyguları veya çeşitli belirtileri tanıda göz önünde bulundurur Hastaya tanı koymak için EEG, MR, bilgisayarlı tomografi ve PET gibi tetkikler istenebilir. Kan analizlerini içeren laboratuvar testleri, epilepsi belirtilerinin bir enfeksiyon nedeniyle ortaya çıktığı düşünülmesi halinde fayda sağlayabilir.
Elektroensefalografi (EEG), epilepsi tanısı için oldukça önemli bir tetkiktir.Epilepside beyinde gerçekleşebilecek olağandışı elektriksel aktiviteyi yakalamak için elektroensefalogram (EEG) testi yapılır. Bu test ile kafa derisine küçük sensörler bağlanarak beyin hücrelerinin birbirlerine mesaj gönderdiğinde üretilen elektrik sinyalleri yakalanıp, anormallik olup olmadığı takip edilir.
Epilepsi Tedavisi Nasıl Yapılır?
Kişiye epilepsi tanısının koyulmasının ardından doktor ilaçlı tedavi ile epilepsi nöbetlerinin durdurulmasını hedefler. Anti-epileptik ilaçlar olarak bilinen ilaçların belirtilen dozda ve süreyle kullanılması son derece önemlidir.
Çoğunlukla hastanın nöbetleri, ilaçlı tedavi ile son bulur. Ancak nöbetlerin devam etmesi durumunda, altta yatan odak rahatsızlığa bağlı farklı cerrahi tedavi yöntemleri uygulanabilir. Böyle hastalarda da, ameliyat, epilepsi pili ( VNS – Vagal Sinir Stimülatörü ) ve ketojenik diyet gibi ilaç dışı tedavi seçenekleri daha ön plana çıkmaktadır. Rezektiv cerrahi ile epileptik odak ortadan kaldırılır. Fonksiyonel ya da palyatif cerrahi yöntemiyle nöbet yayılım yolları ayrılır. Böylece kişinin nöbet geçirme sıklığı ve şiddeti azaltılır.
Vagal Sinir Stimülatörü (VNS)
Halk arasında Vagus Pili, Sara Pili veya Epilepsi Pili olarak bilinen Vagal Sinir Stimülasyonu epilepsi tedavisinde kullanılan alternatif yöntemlerden biridir. Genel olarak uzun süreli ilaçlı tedaviye direnç gösteren epilepsi hastalarına uygulanan vagal sinir stimülatörü, günümüzde daha çok cerrahi operasyon geçiren fakat nöbetleri devam eden hastalara uygulanmaktadır. Uygulama sonrasında epilepsi nöbetleri büyük oranda azalmaktadır. Bazı hastalarda ise nöbetler tamamen kesilmektedir. Vagus siniri dediğimiz boyun bölgesinde şah damarının yanında seyreden bu sinire sarılan elektrotun bir pil kaynağına bağlanması ve üretilen elektrik akımlarının beyindeki anormal aktiviteleri baskılaması mantığına dayanır.
Epilepsi Risk Faktörleri Nelerdir?
Epilepsi oluşumunda birçok faktör rol oynayabilir. Bunlar arasında:
- Kafa travması
- Beyin tümörleri
- Beyin enfeksiyonları
- Beyin hasarları (örneğin, doğumsal veya sonradan oluşan)
- Genetik faktörler
- Duyusal veya metabolik bozukluklar
- Ailesel epilepsi (bazı genetik mutasyonlar nedeniyle)
Epilepsi ile ilgili Sıkça Sorulan Sorular
Epilepsi nöbetleri bazı kişilerde uyku sırasında, uykuya dalarken veya uyanırken meydana gelebilir. Bu tür nöbetler genellikle “gece nöbetleri” olarak adlandırılır. Gece nöbetleri, ani sarsıntı hareketleri, garip vücut pozisyonları veya kol ve bacak hareketleri, yüksek sesle ağlama veya çığlık atma ve uykuda dolaşma gibi belirtilerle karakterizedirler.
Pil uygulaması ilaçlı tedaviye direnç gösteren ve ameliyat sonrasında da nöbetleri devam eden hastalar için uygundur. En az iki ilaçla devam eden tedaviye rağmen hala nöbet geçiren hastalara pil takılmaktadır.
Vagal sinir stimülatörü uygulaması çoğu hastada oldukça olumlu sonuçlar vermektedir. Bazı hastalarda nöbetler tamamen dururken bazı hastaların nöbetlerinde önemli ölçüde azalma görülmüştür. Bununla birlikte, bazı hastalarda ise çok az iyileşme görülmekte ya da hiçbir etki göstermemektedir.
Hastanın hareketlerini durdurmaya VE/VEYA engellemeye çalışmayın!
Hastayı güvenli bir yere yatırın veya alın!
Yaralayabilecek ucu sivri veya sert eşyalardan (Sivri köşeler vb.) hastayı uzaklaştırarak veya bunları hastanın yanından uzaklaştırarak hastayı koruyun!
Sıkı giysileri varsa giysilerini gevşetin (kravat, kemer gibi), şayet takıyorsa gözlüğünü çıkartın!
Sabit ve rahat olacak bir şekilde onu bir tarafa doğru yatırıp, tükürüğünün dışarı akması sağlayın. Rahat nefes alması için mümkünse ağzını ve solunum yolunu açık tutun!
Asla ağzına bir şey sokmaya veya koymaya (örneğin, dişlerini sıkıyorsa açmaya veya su vermeye ) çalışmayın!
Çene ile ilgili zorlayıcı hareketler zararlıdır!
Prof. Dr. Ersoy KOCABIÇAK Yayın Yönetimi Tarafından Hazırlanmıştır.
Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır. Tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz.




